İtalya-Venedik-Floransa

17 Ağustos 2011 Çarşamba İtalya-Venedik


Sabah 7 de uyandım ve
İskender’i kaldırdım, toparlanmaya başlamamız lazım, trene binip Floransaya gidiyoruz.
Aslında planda Venedik 2 gündü ama hem sevmedik hem şu salak karının otelinde daha fazla kalmayalım diyoruz. 
(İskender gece Floransa oteline rezarvasyon yapmış hatta yaparken birden internet gitmiş sonra inmiş aşağıya cadı kadın 23:00 da "kesiyorum interneti" demiş.
İskender de rezarvasyon yaptığını 10 dakika müsaade etmesini istemiş, sabah kalktığında söyleniyordu "manyak bu karı" diye :) .

Toparlanıyoruz ve aşağıya iniyoruz kadın daha gelmemiş biraz bekliyoruz, çok geçmeden geliyor kapılarını falan açıyor, kendi işlerini tamamladıktan sonra bize sıra geliyor bir form doldurmamızı istiyor dolduruyorum, genelde otel rezervasyonlarını benim sanal kartımla yaptığımız için hep benim adıma oluyor rezervasyonlar o yüzden imza işleri bende, İskender ücret için kart uzatıyor kabul etmiyor. İskender "internette kredi kartı ile ödeme yapılır yazıyor" diyor orada yazan bizi ilgilendirmez siz bizi aramadınız diyor,  salak karı neyse fazla uzatmıyoruz  veriyoruz parasını ve çıkıyoruz.

Çantalarla yürüyoruz venedik sokaklarında ne kadar yürünürse artık, her yer köprü bavulun yerde gitmesi neredeyse imkansız kucağıma alasım geliyor. Biraz fotoğraf çekimi yapıp, tren istasyonuna geliyoruz bakıyoruz makineden saat 08:27 de tren Eurostar treni 10 dakika var ben binmek için yol alıyorum ama iskender gidip sorayım buna s Supplement gerekir belki diyor, ve gidip informationa soruyor çıktığında evet gerekiyormuş hemen koşuyoruz makinelere 3-5 dakika var alalacele birini alıyoruz bu arada almayalım geç kalacağız falan diye söyleniyor İskender o diğer tarafta işini yaparken ben diğer makinede kendi biletimi alıyorum aslında yanyana bilet alabilirdik seçiyorsun ama vakit yoktu koştur koştur trene yetiştik ama ayrı ayrı yerlerde oturacağız yerimizi buluyoruz iskenderin aldığı koltuğun yanına bende oturuyorum sorun olacağını düşünmüyorum, neyse şimdi bunları yazıyorum ve 1,5 saat oldu gelen giden yok J demek ki hepsi satılmamış böylelikle floransaya gelmiş olduk, Trenden iner inmez otelimizin yolunu tutuyoruz hemen kolaycacık bir yerdeymiş istasyon dan çıkıp dümdüz yürüyoruz Via Nazionale caddesinde 35 numara da Hotel Etrusca fena bir yer değil gecesi çift kişilik oda tabi 50€, 2€ da şehir vergisi 52€ ya gelmiş oldu kahvaltı dahil değil odada duş tuvalet yok ama temiz bir yer sayılır işleten kadın iyi biri bize harita verdi ve heryeri tek tek tarif etti ve harita da çizdi ortak alanda buzdolabı ve micro dalga fırın var kullandık işimize yaradı odada klimada var önce biz kumandayı bulamadık o zaman ben paralıdır boşver dedim İskender gitti sordu ücretli değilmiş ama kadın açıyor kumandayıda yanında götürüyor anlamadım banyo da duş almak pek hoşuma gitmedi tabi ama en uygun fiyat buydu ertesi günde çantalarımızı akşam 9 a kadar orada bıraktık ücretsiz, neyse otel işi tamam sıra gezmede aldık haritayı başladık gezmeye Floransa da da her yer birbirine yakın sokaklara girince hemen tarihi yapılar çıkıyor karşına vaftizhane ve Çan kulesi şehrin tam göbeğinde çok görkemli bir yer hayran kaldım, şehrin biraz dışında da Piazzale michelangela tepesi var buraya gitmeye karar veriyoruz ve yürümeye başlıyoruz ama ben bugünde iyi sayılamam tüm şehir ayaklar altında müthiş güzel ama siz siz olun akşam gidin buraya dayanılmaz sıcakta yürüdük ve öldük doğrusu, haritada var olan tüm yerlere gittik sayılır ayrıca Floransa alış-veriş için daha uygun geldi bana Roma da ya da Venedikte 1€ ya hiçbirşey bulamazken burada anahtarlık magnet ve diğer kolye falan aldım 2€ gibi rakamlara hediye alacaksanız Floransa dan alın derim hem zaten Floransa da tüm şehirlerle ilgili anahtarlık var. Akşam oldu ve otelimize dönüyoruz benim karın ağrım gittikçe şiddetleniyor, ishal başladı İskender hastaneye gidelim olmayacak böyle diyor ama geçer aldırma diyorum hem hastaneden korkuyorum kaç para isterler derdimizi nasıl anlatırız yok yok geçer şu bela ishal, fazla kafayı takmamaya çalışıyorum. Kocam bana dokunan şeyin su olduğuna karar verdiği için aslında sokaklarda bedava olan suyu bana satın almaya başladık, bakalım ne olucak, otel odamızdayız acıktık tabi ki tüm gün gene hiç bir şey yemedik sayılır kurabiye ve keklerim bitmek bilmiyor çantaya koymuştum onlardan atıştırdık tüm gün, İskender sen yat ben marketten bir şeyler alıp geleyim diyor peki diyorum ve yatıyorum ama çok ağrım var, birazdan geliyor sevgili kocam, eli kolu dolu ne aldın bu kadar diyorum doldurmuş marketi (erkeği gönderirsen alış-verişe böyle olur J) nasıl yiyeceğiz bunları niye aldın diyorum hem taşıması var neyse gülüşüyoruz ben gene pek bir şey yiyemiyorum sadece 2 gündür yoğurt yemeye çalışıyorum yoğurt almış gene ayran yapıyor bana, onu içiyorum iyi geliyor sanki ve geceyi dinlenerek uyuyarak geçiriyorum. Sabah Pisa ya yol alacağız...



Bugün için harcamalar
Tren Seplement
: 20€ (kredi kart)
Otel
: 47€
Otel
: 5€ (Kredi Kart)
Pazardan hediyelik
: 3€
Market (yogurt,su)
: 3.02€
Su
: 1€
Market (kocamın)
: 20€ (Kredi Kartı)