27 Kasım 2012 Salı (INTERLAKEN)

Erken kalktık, bu otelde kahvaltıvar hemen giyinip kahvaltıya iniyoruz. Keza bugün “Jungfrau” ya çıkılacak bunun meşakkatli bir durum olduğunu bildiğimden ve öğleden sonra da tekne gezisi yapmak istediğimden acele etmeliyiz.  


 










İnterlaken

Thun ve Brienz göllerinin arasında ve sırtını Alp dağlarına yaslayan Interlaken, adını da bu yüzden Latince “göller arasındaki yer”anlamına gelen “inter lacus”dan almış. Burası İsviçre’nin en eski turizm merkezi, Alpler ve İnterlaken bir bütün…

İsviçre Alplerinin manzarasınıseyretmekse 4158 metre yükseklikteki Jungfrau zirvesine trenle tırmanmakla mümkün; burası Avrupa’nın en yüksek noktası ve tabi ki kış sporları ile ilgili aklınıza ne geliyorsa hepsinin yegâne yeri İnterlaken.

Burada yapacaklarımızı planladım en büyük araştırmayı tabi ki burası için yaptım;
1. Jungfraujoch- Top of Europe
2. Grindelwald Dorf
3. Mürren Schilthorn

Dediğim gibi sırtını Alp Dağlarına dayayan bu küçük bölgeden, Alp dağlarının uçsuz bucaksız yerlerine ulaşmak mümkün, dağları da bölge bölge ayrılmış durumda; hangi bölgeye gidip hangi dağın tepesinde olmak istediğinizi kendiniz belirlemeniz gerekiyor.

Bu hem parayla alakalı bir durum hem de zamanla, Jungfraujoch zirvesine çıkmak bize kişi başı 129 CHF, yani 260 TL ye mal oldu. (1 CHF=1,99) en pahalı yer tabi ki burası çeşitli bilet fiyatları bulmak mümkün ne yapmak istediğine karar verdikten sonra biletleri ona göre almakta fayda var bunun için en kapsamlı site http://www.jungfrau.ch/en/sommer/start/adresi her türlü bilgiyi buradan edinebilirsiniz ben gitmeden çok faydasınıgördüm. Haritalar özellikle çok faydalı…

Harita not:
Haritanın üzerindeki yeşil çizgiler swiss pass ınız varsa ücretsiz gidebileceğiniz yerler.
Turuncu bölgeler ise swiss pass a %50 indirim sağlıyor.
Sarı bölgeler %25 indirim sağlıyor.
Bizim swiss pass biletimiz olduğu için iki kişilik bilet alıyoruz. Kişi başı 129 CHF %25 indirimli hali (2x530TL)


Dağlara çıkmak İnterlaken Ost istasyonundan mümkün eğer bizim gibi İnterlaken West istasyonuna yakınsanız bu bilgi işinize yarar. İnterlaken Ost istasyonundan saatte bir tren kalkıyor biz maalesef saat 09:04 olanı kaçırdık dolayısıyla 10:04 de olana bineceğiz, bu kötü oldu dönüş için gecikmiş olacağız. Biraz dolaştıktan sonra, İsviçre de yaygın bir Migros market zinciri var, bir de coop marketler zinciri biz herşehirdekine girdik. Eşim de bende meraklıyız. Türkiye de öyle fazla market gezen bir tip olmasakta yurt dışında fiyatları merak ediyoruz ve tabi ki en çok merak ettiğimiz şey içki fiyatlarıbize interlaken daha uygun geliyor. Neyse dolanmamız bittiğine göre, biz ve her yerde olduğu gibi burada da kurtulamadığımız bir grup Asya lı turist ile birlikte trene biniyoruz.

Asya’lılar gerçekten korkunç, çıkardıkları ses konuşma değil de bir çırpınış sanki kafam şişiyor neredeyse susun diye bağıracağım. Neden bunlar her yerdeler birde düşünmeden edemiyorum.

Neyse önümüzde uzun bir yol var dağlara çıkmak o kadar kolay bir iş değil aslında öyle bindin trene çık yok bir sürü yerde iniyor başka başka trenlere biniyorsun her bindiğinden bilet kontrolü yapılıyor. İndiğin yerde durabilir oraları gezebilir daha sonra gelen bir trene binebilirsin bu sana kalmış bir durum gidiş yolun ayrı dönüş yolunu da ayrı yapabilirsin buda sana kalır farklı bir güzergah seçip dönerken de oraları göreyim diyebilirsin. Ancak bu sadace swiss pass la alınmış Jungfraujoch günlük bileti ile mümkün, dediğim gibi dağları ayırdıklarından siz eğer Grindelwald a bilet almışsanız başka bir yerden bir yere gitme şansınız olmaz. Bizim biletimizin sınırı olmadığından her yerde durabilir istediğimiz dağa çıkabiliriz tabi takatimiz kalırsa.

Yaklaşık 2,5 saat yolculuktan sonra Jungfraujoch (Avrupa’nın en yüksek noktası) zirvesine varıyoruz. Buraya varınca deli gibiyiz ne yapacağımıza karar veremiyoruz hemen haritayı inceliyoruz. Tabi ki dağa çıktık diye aklınıza direk dağ gelmesin, J buraya kocaman bir tesis yapmışlar “Jungfraujoch”incelerken fotoğraflarını da görürsünüz dağın üstünde bir yer, işte o yer öyle büyük bir yer ki içinde oteli var buzlardan oluşan müzesi var dağların üç boyutlu görüntülerinin oluştuğu bir bölüm ne yazık ki hava çok kötü olduğundan kış sporları bölümü kapalı L ve dağın zirvesine çıkılan balkon tarzı bölümler var karın kendisini soğuğu hissetmek burada mümkün tabi ki amacımız oraya ulaşmak hemen atlıyoruz balkon bölümüne, burada nefes almak bile gerçekten çok çok zor dışarıda korkunç bir fırtına, her yer bembeyaz deli bir beyaz gözleri kör edercesine bir beyaz, bu yüzden fotoğraf çekmek neredeyse imkânsız hale geliyor… Ama video çekmeyi başarıyoruz ve video çekerken bakın neye tanık oluyoruz.... :)

 
Gezintimizi bitirip tren saatini yakalamaya çalışıyoruz. Trene biniyoruz ve dönüşümüzü Grindelwald’den yapıyoruz. Orada inip bir iki fotoğrafta orada çekmek istiyoruz. Grindelwald da indiğimizde aslında pekte ilginç bir yer olmadığını fark ediyoruz. Küçük bir köy burası da, yüksek olmasına karşın kar yok ama hava soğuk çok yorulduğumuzdan burada fazla kalmadan trenle geri dönüyoruz. İnterlaken a indiğimizde saat 16:00 olmuştu bile hava kararmak üzere ama biz bir umut koşturuyoruz tekneye, fakat: “bugün bitti yarın sabah binebilirsiniz” yanıtını alıyoruz ve çok üzülüyorum, çünkü yarın swiss pass ımızın son günü ve daha Luzern e gidip Pilatus Dağına çıkacağız. O yüzden İnterlaken dan erkenden ayrılmamız lazım yaa korkarım ki bu tekne gezisini yapamayacağım. L

Yemek yiyoruz, interlaken ı geziyoruz alış veriş yapıp otele dönüyoruz. Bu arada özellikle yemek konusunda İnterlaken da fazla seçeneğinizin olmadığını bilseniz iyi olacak burası küçücük bir kasaba...